Whale Valley

Açıkçası bu filmi izlememin iki nedeni vardı. Birincisi filmin hem afişinde görünen hem de isminde geçen balinalara olan sevgim, ikincisi ise filmin takribi on beş dakika olması. Birbirinden anlamsız, fakat bir o kadar da birbirinden anlaşılabilir bu iki nedenden ötürü ismini cismini keşfetmemle filmin başına oturmam bir oldu. Bir de küçük bir sır vereyim; filmin bir balina hikayesi olduğunu sanmış, her yerde filmi aramıştım, fakat bulamayınca bu filmi izlemek için Mubi üyeliği aldım. Meğer balinalar ile en ufak bir bağı yokmuş. Olsun, iyi oldu.

İskandinav ülkeleri için de olsa, Anadolu’da da olsa, yakınlarında başka hiçbir yerleşme bulunmayan bir evin içindeki insanlar hayatlarını nasıl sürdürürler hep merak etmişimdir. Bir yandan sığ ve iniş çıkışsız bir hayatta mutluluğun daha kolay sağlanacağını düşünsem de bir yandan da, hiçliğin ortasında yaşama düşüncesi göğüs kafesimi kasvetle doldurur. Sözün özü, inziva hayatına karşı, bilinmeyene duyulan korkuyu da, merakı da hissetmişimdir.

Film tam da bu konuyu işliyor. On beş dakikalık süre içerisinde hem uzun metraj post-rock klibi, hem de kısa metraj İzlanda belgeseli izletiyor. Tüm hayatı anne babasına yardım etmekten vebozkırlarda yürüyüş yapmak olan abi kardeşin hikayesi diyebiliriz bu film için. Kardeşi abisinin geçmişi, abisi ise kardeşinin geleceği gibi, her ikisi de orada olmaktan o tekdüze hayattan bıkmış iki kardeşin hikayesi. Film on beş dakikada bitiyor, fakat o iki kardeşin hayatı koca dünyada bir başlarına anne babalarından ilgi dilenerek geçecek bunu bilmek filmi on beş dakikadan daha uzun kılıyor.

Film biter bitmez sorsanız pek beğenmediğimi söylerdim, ama üzerinden zaman geçtikçe daha çok beğenir oldum. Hala ara ara o iki kardeş ve onlar gibi her şeyden uzak bir hayat sürmek zorunda olan insanlar geliyor aklıma. Mutlular mıdır diye düşünmeden edemiyorum. Sonra aklıma aslında kimsenin o iki kardeşten bir farkı olmadığı geliyor, biz de onlar kadar tek düze yaşıyoruz, birbirinin aynı günler geçip gidiyor.

Puan: 7,5

Yorum bırakın